Sorgulamaya dayalı fen eğitimi için genel olarak; öğrencilere bilim insanlarının bilimsel araştırmalardaki düşünme modellerini öğreterek, derste öğrendikleri durumları gerçek hayatta da uygulamalarını sağlamaktır diyebiliriz.
Bu yöntemde öğretmen durumları dizayn eder. Ve düşünme, bireyin öğrenmesi gereken en önemli aşamadır.
Bu yöntem öğrencilerin, gözlenen bir olgu , olay veya durumu, geçmişte edinmiş oldukları bilgi ve becerileri kullanarak, uygulayarak açıklamalarını sağlamaya çalışmaktır.
Bu noktada en önemli görev öğretmene düşmektedir. Öğretmenin asıl amacı öğrencilere neyi nasıl düşünmeleri gerektiğini söylemek değil, düşünme yöntemini öğretmek olmalıdır. Eğer öğrenci bilimsel düşünebilmeyi öğrenebilirse, normal yaşamda karşılaştığı olaylara bilimsel cevaplar bulabilir hale gelebilir.
Sorgulamaya dayalı fen eğitimini 3 ana başlıkta inceleyebiliriz.
- Yapılandırılmış Sorgulamaya Dayalı Fen Eğitimi (Y.S.D.F.E)
- Rehberli Sorgulamaya Dayalı Fen Eğitimi (R.S.D.F.E)
- Açık Sorgulamaya Dayalı Fen Eğitimi (A.S.D.F.E)
İlk olarak yapılandırılmış sorgulamaya dayalı fen eğitimini inceleyelim. Laboratuarda bir deneyde bu yöntem kullanılıyorsa ele alınan problem durumuna öğretmenin hakim olduğu görülür. Öğretmen yöntem ve materyalleri öğrenciye verir ve direktiflere uyarak yapmasını ister. Burada öğrenci düşünülmeye pek sevk edilmez ve söyleneni aynen yapar.
İkinci olarak rehberli sorgulamaya dayalı fen eğitimine bakalım. Burada durum eşitlenmiştir. Öğretmen yöntemi, materyalleri öğrenciye verir. Ama öğrenciye söylemiş olduğu yöntemi kullanması konusunda zorunlu tutmaz. Öğrenci daha özgür davranarak sonuca ulaşabilir.
Son olarak da açık sorgulamaya dayalı fen eğitimine baktığımızda durumun ilk iki durumdan oldukça farklı olduğunu görürüz. Çünkü burada öğretmen öğrenciye sadece kullanılacak olan ana malzemeleri verir. Ama bunları nasıl kullanacağı konusunda ön bilgi vermez. Yine rehber konumunda bulunabilir. Ancak cevabı öğretmen kendisi vermez, öğrencinin sonuca kendi başına ulaşmasını ister.
Bu 3 yönteminde nasıl kullanıldığına baktık. Peki hangisinin kullanımı etkili bir öğrenmeyi gerçekleştirebilir? Bunun cevabını vermeden önce derste yapmış olduğumuz uygulama sonucunda öğrencilerin hissettiklerine bir bakalım.
Yapmış olduğumuz uygulamada A grubuna Y.S.D.F.E yöntemi, B grubuna R.S.D.F.E yöntemi, C. gruba da A.S.D.F.E yöntemi uygulandı. Ve arkadaşlarımızın yorumları şu şekilde oldu:
A grubundaki arkadaşlar öğretmen direkt olarak yönlendirdiği için biraz sinirli ve stresli bir ortamda kaldıklarını, öğretmene karşı tutumlarının biraz olumsuz olduğunu, telaş ve kaygı hissettiklerini belirttiler.
B grubundaki arkadaşlar; ellerinde bir rehber olduğundan dolayı kendilerini özgür, rahat, heyecanlı, mutlu, eğlenceli hissettiler. Ve öğretmen A grubuna göre daha ılımlı ve teşvik edici bir pozisyondaydı.
C grubundaki arkadaşlar ise; en özgür, en rahat hissetmelerine rağmen ellerinde bir rehber bulunmadığı için kendilerini başı boş, telaşlı, şaşkın, heyecanlı ve birazda ümitsizlik içinde hissettiklerini söylediler.
Peki biz nerede hangi yöntemi kullanmalıyız??? Sınıf ortamında kullanacak olduğumuz yöntemi öğrencilerin ve öğretmenin hazır bulunuşluluk durumlarına göre belirlemeliyiz. İlk yöntemi öğrenciler konuyla ilgili bir şey bilmiyorken kullanmalı, onlara rehber konumunda bulunmalıyız. Öğrencilerin hazır bulunuşlulukları biraz daha orta seviyedeyse 2. yöntem kullanılabilir. 3. yöntem ise daha çok proje ödevlerinde ve yıllık ödevlerde kullanılabilir. Bu şekilde öğrenci hem bir şeyler öğrenmiş olur, hem de kendi fikirlerine göre de bir şeyler yapabildiğinin farkına varmış olur. Özgüvenlerinin gelişmesine de katkı sağlayabilir. Ancak sınıfta bu bahsettiğimiz sıralamanın tersi kullanılırsa, yani öğrenci konuyla ilgili bir şey bilmiyorken 3. yöntem uygulanırsa öğrenci çaresizlik hissedecek ve asla yapamayacağını düşünecektir. Yine bu da eğitimde istenilmeyen durumlardandır.
